Sevgili Alın, Ekonomiye Hayat Verin !

Gökhan Besler tarafından yayınlanmıştır 31. Ağustos 2009 23:49
                     

Sıcak paranın dolaştığı, canlı bir ekonomi için sıcacık bir sevgili alın.

Siz sevgili alırsanız, sevgiliniz sizi kazanır. Sizi kazanınca siz günün belli saatlerini telefonda geçirirsiniz, operatör kazanır. Operatör kazanınca daha çok kampanya yapar yine kendisi kazanır. Çekinmeyin alın, verin, ekonomiye can verin.  

Sevgili alırsanız sinemaya gidersiniz. Sinemaya giderseniz patlamış mısır alırsınız. Patlamış mısır alınca patlamış mısırcı kazanır. Ee mısır kuru kuru gitmez tabi, o yüzden kola da alırsınız, yine patlamış mısırcı kazanır. Sinemada pis yağlı ellerinizle sevgilinizin elini tutarsınız ve peçete almak zorunda kalırsınız, kim mi kazanır? Tabii ki patlamış mısırcı kazanır. Yüzü gülen bir ekonomi için gelin siz de bir sevgili alın.

Bu sevgili bütün krizlere iyi gelir, piyasayı yatıştırır. Akşam yemeğine gidersiniz restorant kazanır, restorant kazanınca restorant sahibi arabasını satar son model bir araba alır, aracı satan galeri kazanır. Aracı satan galeri kazanınca üretenin de değirmeni döner. Araç Almanya'dan geldiği için Almanlar kazanır. Almanlar kazanınca doğal olarak biz de kazanmış sayılırız. İyisi mi siz bir sevgili alın, memleketimiz kazansın.

Krizin son etkilerini de yok etmek için hiç durmayın, hemen bir sevgili alın, hepimiz kazanalım.

(Not: İlhamın gelmesinde katkısı olan Selin'e teşekkürler)

 

İş Mülakatı Tüyoları

Gökhan Besler tarafından yayınlanmıştır 24. Ağustos 2009 23:22
Öncelikle az sonra bahsedeceğim tüyolar öğrenciyken birşeyler yapmak isteyen arkadaşlara ve yeni mezun olmuş arkadaşlara yönelik tüyolardır. Ama genel için de geçerli midir? Evet.

Şimdi efendim mülakata iki türlü çağrılabilirsiniz. Referans yoluyla (Halk arasında torpil olarak adlandırılır), Kariyer.net, gazete vs de yer alan bir ilan yoluyla. Bu yazı ikinci çağrılma şekline göre yazılacak.

Tüyolara aslında mülakata çağrılma öncesinden başlamam lazım. İyi bir CV iyi bir mülakatın habercisi. CV'ni yalandan dolandan uzak bir şekilde doldur. Ayrıca unutma ki göze hoş gelen bir CV mülakata çağrılmanda epey önem taşır.Çiçek böcek çiz de demiyorum. İnternette güzel şablonlar var, birara gözat. "Ben X'de çok zayıfım, CV'me yazsam mı?" diyen kardeşim hiç düşünme yaz. Yaz ama çok iyiyim bu konuda yazma. Orda gözüksün. Uzmanlaştığın alanları ya da daha çok bilgili olduğun konuları dahi iyi bir şekilde belirt. Projelerin varsa bahset. Bilmediğin birşeyi biliyormuş gibi yazma, adamın "sırtından" kan alırlar. İlgi alanları ve aktiviteler kısmı olsun ama oraya hep sosyal şeyler yazma. Mesleğinle ilgili olduğunu göster. Şunu unutma CV her zaman biraz göz boyamaktır. Yalan söylemezsin ama abartırsın. Self Marketing. Bir anlamda ırıspılık. Kendini satacaksın o kağıtta. Kesinlikle bir önyazın olsun. Önyazısız başvuruların çoğu değerlendirilmiyor bile. Küçük gibi gözüken detayları asla pas geçme. Şunu da asla unutma, mülakattan önce otur CV'ne finale çalışıyormuşsun gibi çalış. Sonra adam ""x" biliyormuşsun biraz anlatır mısın?" dediğinde, "Öyle mi yazmışım?" deme, adamı hasta etme. Anında üfürürler. İlanda istenenlere çalış. Olaylara vakıf ol.



Şimdi işin eğlenceli bir o kadar da sıkıntılı kısmı. CV 'n beğenilmiş, mülakattasın. Dur daha değilsin. Erkeksen takımını giy, efendi gibi saçını sakalını kes. Bir arkadaşım gibi (adı lazım değil) capriyle, uzun saçla gitme. Artistiğin lüzumu yok. Kökü sende uzatırsın. Bayansan da bunun eşdeğerlerini uygula. Senin gibi elli tane adam girecek o mülakata, mükkemmel olman bile yetmez haberin olsun.

İş görüşmesinden en az yarım saat önce orada ol. Adamlar senin zamanında iş yapan biri olduğunu düşünsün. Geç kalayım deme baştan işi kaybetme. 30 dakika zamanını mimik ve beyin jimnastiği yaparak geçir. 10 dakika sırıt-somurt-sırıt-somurt. 10 dakika ellerini aç kapa. Bunları milletin gözünün önünde yapıpta deli imajı verme. Çaktırmadan çaktırmadan yap. Son 10 dakikada beynini çalıştır. Tavrını falan netleştir.

İçeri çağrıldın. Gülümse. Asla somurtma. Adeta bir maymun yavrusu gibi olmalısın. Mülakatta sana ana avrat küfretselerde karşında Cem Yılmaz varmışçasına gül. Seni köşeye sıkıştıracaklar, şöyle zor iş böyle zor iş, şöyle mesai var böyle mesai var. Aldırma ve unutma sen çalışkan bir adamsın. Herşeyin üstesinden gelebilirsin ve sorumluluk sahibisin. Gerekirse 7/24 çalışabilirsin. Ki öyle olmalı da. Asla yalan söyleme. Yalandan uzak dur. Bilmiyorsan bilmiyorum de. Emin ol böylesi daha makbul. Bilmiyorum ama öğrenebilirim, adaptasyon sürem kısadır,çalışkanımdır falan filan yaz işte altta da kalma. Ama herşeye de bilmiyorum diyeceksen oraya gitme gerek yok. Öğren de gel o zaman derler.

Gülümse. Stres yapma. Elini yüzünü kemirme. Kızarıp bozarma. Rahat ol.

Saygılı ol. Çok gevşek olma. Şurdan mezunum bu kadar ortalamam var havalarına girme. Böyle birşey "globalleşen" dünyada kalmadı artık. İşi "bilen" alır. Şov yapma. Bırak şovu şovmenler yapsın.

İstekli ol. İşi istediğini hissettir. Ama ezik gibi de olma. Ezilme büzülme. Odaya ilk girdiğinde adamların elini sık güzelce.

Askerlik sorunu önemli. Askerlik yapmadıysan tecilinin farkında ol. Adam sorduğunda yüksek lisans yapmayı planlıyorum, 4-5 yıl uzatabilirim gibi bir cevap verebilirsin(Yeni mezun+Y.L. tecili baya erteletiyor). Bayan adaylarda böyle bir sorun yok. Ne mutlu size kız.

Para konusuna gelince, abartma. Tecrüben yok ya da az var. İstediğin paranın +300 -300 gibi altı üstü olabilir, doğaldır. -700 veriyorlarsa hemen kaç. +700 veriyorsa bana da haber ver. Paranın ikinci planda olduğunu belirtmeyi unutma. Kendini geliştirmek istiyorsun. Çalışma aşkıyla yanıp tutuşuyorsun.

Mülakatta sonlara yaklaşıldı baktın işler kötü gidiyor panik yapma. En sonda eklemek istediğin birşey varmı diye soracaklar.İşte o zaman biraz şov yapman gerekebilir. Başarılı olduğun teknik özelliklerinden bahsetmeye çalış. Mezuniyet projesi vs etkileyici konulardan bahset. İşi bildiğine ikna etmeye çalış. İkna et derken "Valla biliyorum lan" olayına girişme.

Çıkarken ellerini sık. Zaman ayırdıkları için teşekkür et. Kibar ol.

Gülerek ayrıl.

Hayırlı olsun.

DipNot: Eğer bu yazıyı okuduktan sonra iş bulursan ilk maaşınla bana bir yemek ısmarlamayı unutma.

Etiketler:

Microsoft Student Partners Başvuruları Başladı !

Gökhan Besler tarafından yayınlanmıştır 19. Ağustos 2009 00:10

Geçtiğimiz yıl benim de harikulade bir yıl geçirmemi sağlayıp, mezuniyet sonrası iş hayatına geçiş aşamasında çok faydasını gördüğüm, bunun yanında kendimi (teknik+taktik vs.) epey geliştirdiğim, çeşitli üniversitelerin çok çeşitli bölümlerinden(evet buna işletme de dahil elektronik mühendisliği de) çok değerli arkadaşların katıldığı, "Microsoft Students Partners" programı başvuruları başladı. Tekrar okuduğumda benim bile hazmetmekte güçlük çektiğim, anlaşılması güç bu cümle ile, "öğrenci arkadaşlara bu programı şiddetle öneriyorum" demek istedim. Detaylı bilgi için lütfen 2 ye basınız.              

Etiketler:

Abi

Gökhan Besler tarafından yayınlanmıştır 8. Ağustos 2009 18:41
Eskiden babamla saçımı kestirmeye gittiğimizde, berber, oturacağım koltuğa bir tahta koyardı ve onun üzerine otururdum. Böylelikle berberin eğilmesi gerekmezdi, işini daha kolay yapardı.Çıkışta ise babam parayı verir, bense sadece uzatılan kolonya için "Teşekkürler amca" derdim ve çıkardık.

Sonraları berbere kendim gitmeye başladım.İstediğim saç şekline kendim karar veriyordum.Tarkan'ın diken şeklindeki saç modeli, uzun saç, amerikan...Hepsini denedim.Saç şeklime artık kendim karar vermem dışında kesilen saçın parasını da ben veriyordum.Çırağın bahşişini vermek için henüz küçüktüm.Paranın üstünü direk cebime atardım.Uzatılan kolonyayı yine elime sürüp "Teşekkürler abi" diyip çıkardım.

Birkaç yıl önce bu kez saçlarımı dört numara kestirmek için gittim berbere.Gayet güzel kesti sağolsun usta.Kesim tamamlandıktan sonra borcumu sordum."X lira abi" dedi.Ustanın benden büyük olduğu kesindi ama bana abi demişti.Bir saniye kadar afalladım sonra artık büyümüş olduğumun farkında vardım.Üniversite öğrencisi de olsa insan bazen büyüdüğünü anlayamayabiliyor işte.Ustaya verdiğim paranın üstünü her zamanki gibi yine aldım.Uzatılan kolonya için teşekkür ettim,bu sefer abi demedim ve para üstünden birazını çırağa verdim.

İşte o günden sonra çıraklara hep bahşiş verir oldum, fakat dolmuşçuların hala bana abi dememesi beni düşündürür.

Ne Diyorsun Musti?

Gökhan Besler tarafından yayınlanmıştır 5. Ağustos 2009 17:49

Ne diyorsun kuzum sen yıllardır? Evet doğru, büyük fanınım, kıpır kıpır oluyorum şarkılarında.Hepsine eşlik ediyorum. Sağ elimi göğsümde, sol elimi ise göğsümün yanında çevirerek “Aya Benzer Yüreğim” söylüyorum hergün. Ama ne diyorsun sen orda, kime sesleniyorsun? Ne anlatmak istiyorsun?

“Bu kız beni görmeli bana kazak örmeli” dedin, ev telefonundan kızlara bu şarkıyı dinlettim gizli gizli. “Onun arabası var, şöförü de var, malesef ruhu yok” dedin çocukluk çağlarıma geldin. İdolümdün. ”Aya benzer yüreğim, e doğal olarak takipteyim” dedin. Dans ettim birden durdum ve düşündüm.
Neden astronomiden girdin olaya Musti? Artık bende büyümüştüm ve şarkı sözlerini sorgular olmuştum. Neden astronomi Musti ve neden “e doğal olarak” ?

Seni sorgulamaya başlamıştım. Kaç gecemi seni ve şarkılarını anlamaya çalışarak geçirdim haberin var mı? Kaç genci benim gibi çakma filozof yaptın haberin var mı?
Şimdi de kalkmış,

“Tam isabet
Yakışır mı?
Bize adalet karışır mı?

Vicdan bu vicdan,
Alışır mı?
Külfetiyle barışır mı? “


diyorsun. Bu benim “Hit”im diyorsun. Allah aşkına sen ne diyorsun?Kafamı karıştırıyorsun. Ne adaleti, ne külfeti, ne vicdanı be vicdansız...Bir nesli bitirdin şimdi yenisine mi geldi sıra.

İnan seni dinlerken ingilizce şarkı dinler gibi oluyorum. Kelimeleri seçiyorum, sana eşlik ediyorum ama seni anlamıyorum.

Ve seni hala sorguluyorum Musti, sana sorular soruyorum her gece beni duymayacağını bilircesine ve umarsızca. Sadece harcadığım yılların hesabını vermeni istiyorum. Yine de senden vazgeçemiyorum. Seni "Tek Geçiyorum".

Sende diyorsun ya “Gönlünü gün edeni sevmez sevda, İster hep onu üzeni”,

Benim için belki de düşündüreni...

 

Etiketler:



Bu site BlogEngine.NET 1.4.5.0 ile oluşturulmuştur. Türkçe çevirisi BlogEngine TR ekibi tarafından yapılmıştır.

Önergeç

İzlene  : 500 Days of Summer
Dinlene : Never Say Goodbye - Bon Jovi

Hakkımda

 

O bir Bilgisayar Mühendisi.O bir Maribor Hayranı. Seyehat etmeyi seviyor.Önemli bir nokta da Galatasaray aşığı.. O bir ki üç dört Gökhan Besler.

 

Son Yorumlar

Comment RSS

Zubizaretta

Bu site içerisindeki resim, yazı, fotoğraf, o, bu vs şeylerin copyalanıp pastlanması yasaktır.Bu yasakta tarafımdan konulmuştur.Kopyalayın lan nolacak.Ama kaynak fln belirtin abartmayın. 

HTML hit counter - Quick-counter.net